Bir ordu düşünün ve bu ordunun kumandanı kendinizsiniz,ve karşılaşılan her zorluk,sıkıntı,engel size karşı savaş açan bir düşman ordusu.Peki bu ordunuz düşmana karşı hazır mı? veya düşmanın kuvvetimi belirler bu çarpışmanın sonucunu.bunları düşünmek bir yana ilk düşünmemiz gereken ordunuzu ne kadar iyi kumanda edebildiğinizdir.

Tarih’te bir çok savaşta,karşısındaki düşmana göre daha zayıf olan bir ordu zaferler ile ayrılmıştır.Bu ordunun farkı nedir.İşte en önemli nokta burası.Karşısında sayıca daha güçlü olan bir düşmana karşı kahramanca bir zafer kazanmak sağlanabilecek en mükemmel başarıdır.Bu başarıyı,zaferi sağlayanda ordunuzu ne kadar iyi şekilde kumanda edebilmenizden geçmektedir.

başarmak

Kendi ordumuzun kumandanı,beynimizdir.ordu ise sadece beyin’den ibaret değildir.Azim,hırs,irade,kişilik,inanç,istek,güç,çalışma,sabır ve bir çok duygumuz kendi ordumuzu oluşturmaktadır.Karşımıza gelen düşman yani zorluk bizden çok güçlü olabilir,ama hiçbir zaman bunu düşünmeyip orduyu bu zaferi kazanmaya şartlıyarak düşmana karşı müdafaya geçmemiz gerekmektedir.Yoksa düşman bir darbesiyle tüm orduyu yerle bir ederek sizi çok kolay şekilde devirebilir.

En önemli kısım burada tüm tabur askerlerinizi ne kadar iyi yönetebildiğinizdir,beyin askerleri ordunun en iyi askerleridir,yani kumandanın askerleridir.Bu askerler diğer tüm tabur askerlere öyle bir talimat vermeli’ki taktikler ile düşmanı yenmemiz gerekir.Savaş sırasında sabır askerleri düşebilir,güç askerleri düşebilir.ama hiçbir zaman çalışma askerleri düşmez.

Onlar düştüğünde düşman diğer taburları çok kolay şekilde yok edebilecek fırsatlar yakalıyabilirler.Çalışma askerleriniz bile düş’se savaş’ta canınızı verene kadar savaşmanız size zaferi getirebilir.Çünkü hiçbir zorluk inancın yanında ayakta duramaz.Öyle bir ordu oluşturmalıyız’ki ,düşman kuvvetleri saldırıya geçsek mi diye düşünüp durmalılar.

Yiğit KORKMAZ



Reader's Comments

  1. ihsan | Nisan 30th, 2010 at 06:36

    çok güzel yazı,teşekkürler.

Yorum Yazınız